Nikolas Carter, 23 Eylül 2000 tarihinde Amerika’da iş dünyasıyla iç içe büyüyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Richard Carter orta ölçekli bir lojistik şirketinin sahibiydi. Annesi Elena Carter ise finans danışmanı olarak çalışıyordu. Carter ailesi zengin sayılabilecek bir hayat sürse de, Nikolas hiçbir zaman şımartılmış bir çocuk olarak yetiştirilmedi. Ailesi ona her zaman disiplin, sorumluluk ve güvenin para kadar önemli olduğunu öğretti.
Nikolas küçük yaşlardan itibaren diğer çocuklardan farklıydı. Oyuncaklarla oynamak yerine babasının ofisine gidip çalışanları izler, toplantılarda insanların nasıl konuştuğunu anlamaya çalışırdı. İnsan davranışlarını analiz etme yeteneği daha o yaşlarda gelişmeye başladı. Babası çoğu zaman ona küçük görevler verirdi. Evrak taşımak, dosya düzenlemek, depo sayımlarına katılmak gibi basit işler Nikolas için bir eğitimdi.
Liseye başladığında Nikolas artık şirketin temel işleyişini anlamaya başlamıştı. Okuldan çıkar çıkmaz şirket deposuna gider, sevkiyatları kontrol ederdi. Çalışanlarla birebir iletişim kurarak saha tarafını öğrendi. Bu süreçte şunu fark etti: Bir şirket sadece parayla değil, insan yönetimiyle büyür.
17 yaşına geldiğinde ilk ticari fikrini geliştirdi. Şehirde artan araç kiralama ihtiyacını fark etti. Babasının desteği olmadan küçük birikimlerini kullanarak ikinci el bir araç satın aldı ve bireysel kiralama işine başladı. Başlangıçta tek araçla başlayan bu girişim kısa sürede çevrede duyulmaya başladı.
18 yaşına geldiğinde artık 2 araçlık küçük bir kiralama sistemine sahipti. Ancak Nikolas’ın farkı sadece araç kiralamak değildi. O müşterilerini analiz ediyor, onların ihtiyaçlarını önceden tahmin ediyordu. Bu yaklaşım sayesinde müşteri çevresi hızla büyüdü.
Üniversiteye başladığında işletme ve finans üzerine eğitim aldı. Eğitim süreci boyunca teorik bilgileri sahada uygulamaya devam etti. Üniversitedeki bağlantıları sayesinde ilk ciddi yatırım ortaklığını kurdu. Bu ortaklık sayesinde araç kiralama işi küçük çaplı bir şirkete dönüştü.
20 yaşına geldiğinde Nikolas artık sadece araç kiralama yapan biri değildi. Lojistik taşımacılığına küçük çaplı giriş yaptı. Depo kiraladı, birkaç ticari araç satın aldı ve şehir içi taşımacılık ağı kurdu. Bu riskli ama doğru bir hamleydi.
21 yaşında hayatının en önemli kararlarından birini verdi. Babasının şirketinden tamamen bağımsız hareket etmeye başladı. Artık Carter soyadını kullanarak değil, kendi ismini kullanarak büyümek istiyordu. Bu süreç onun için hem zor hem öğreticiydi. Birçok kez yanlış ortaklık teklifleri aldı. Bazı yatırımlarda zarar etti. Ama her kayıp ona daha büyük tecrübe kazandırdı.
22 yaşına geldiğinde Nikolas Carter, yatırım portföyünü genişletti. Gayrimenkul yatırımlarına başladı. Şehirdeki küçük işletmelere ortak oldu. Restoran, araç galerisi ve depo işletmelerine yatırım yaptı. Bu yatırımlar kısa sürede ciddi gelir sağlamaya başladı.
Nikolas’ın en büyük özelliği hızlı karar vermesi değil, doğru zamanda karar vermesiydi. Risk almayı biliyor ama asla kontrolü kaybetmiyordu.
23 yaşına geldiğinde artık resmi olarak Carter Holding yapısını kurdu.